Senden hoşlandığını nasıl anlarsın: mesajlarda ve yüz yüze işaretler
Onun mesajlarını ipucu arar gibi tekrar tekrar mı okuyorsun? Hangi ilgi işaretleri gerçekten bir şey anlatır, hangileri neredeyse hiçbir şey ve doğrudan nasıl sorulur.
Bir süredir yazışıyorsunuz, belki bir kez buluştunuz bile. Şimdi de kendini onun mesajlarını ipucu arar gibi tekrar tekrar okurken yakalıyorsun. Bunu herkes yapar. Çözülmesi gereken gizli bir şifre yok ama bazı işaretler diğerlerinden çok daha fazlasını anlatır, çok bilinen bazı “işaretler” ise neredeyse hiçbir şey söylemez.
Mesajlarda: gerçekten önemli olanlar
İlgi, kelimelerin kendisinden çok o kişinin sohbete nasıl katıldığında kendini gösterir:
- Sana da soru soruyor. Sadece “ya sen?” değil, anlattıklarınla ilgili sorular.
- Ayrıntıları hatırlıyor. “İş görüşmen nasıl geçti?” diye soruyorsa salı gününü unutmamış demektir.
- Cevaplarında bir şeyler var: bir hikâye, bir espri, bir soru; sadece “haha” ve “tmm” değil.
- Sohbet birkaç gün boyunca sürüyor, ve bazen ilk yazan sen olmuyorsun.
- Telefonda konuşmayı ya da buluşmayı öneriyor. Sen önerdiğinde de “olur, bir ara” yerine bir saat söylüyor.
YADate’te küçük jestler de önemlidir: bir göz kırpma, “Sorular” bölümündeki cevaplarından birine gelen bir yanıt, kısa bir yazı yerine bir sesli mesaj.
Yoğunluğa değil, istikrara bak. Bir hafta boyunca süren dengeli bir ilgi, bir akşamda atılan elli mesajdan ve ardından gelen sessizlikten daha çok şey anlatır.
Sandığından az şey anlatan işaretler
- Cevap hızı. Kimi saniyeler içinde cevap verir, kimi akşam işten sonra. Geç gelen bir cevap genelde seninle değil, onun günüyle ilgilidir. Önemli olan, cevapların gelmesi ve içlerinde bir şeyler olması.
- Emojiler ve ünlem işaretleri. Bu bir üslup meselesi. Kimi her satıra bir gülen yüz koyar, kimi hiç kullanmaz; üstelik alışkanlıklar dilden dile, ülkeden ülkeye de değişir.
- “Çevrimiçi” ama cevap yok. Çevrimiçi olmak, konuşmaya müsait olmak demek değildir: Bir arkadaşına cevap yazıyor ya da hızlıca bir şeye bakıyor olabilir. Üstelik YADate’te üyeler çevrimiçi durumlarını gizleyebilir ve okundu bilgisini kapatabilir; yani “okundu” işaretinin olmaması da bir sinyal sayılmaz.
- Daha ilk günden bol iltifat. Duyması hoştur ama söylemesi kolaydır. İlk günlerde sel gibi gelen aşk itirafları ise çoğu zaman dikkatli olman için bir sebeptir: Aşk dolandırıcısı nasıl tanınır yazımıza göz at.
Yüz yüzeyken: ilgilenen biri ne yapar
Buluşmada tek tek cümlelere değil, davranışlara bak:
- telefonu cebinde, dikkati sende;
- sana doğru dönüyor, biraz yaklaşıyor ve esprilerine gülüyor, sıradan olanlara bile;
- buluşma planlanandan uzun sürüyor ya da kahveden sonra yürüyüş öneriyor;
- içinde senin de olduğun planlardan bahsediyor: “Şu lokantanın mantısını mutlaka denemelisin, bir ara beraber gidelim”;
- buluşmadan sonra yazıyor ya da eve sağ salim vardığını bilmek istiyor.
Beden dili bir ipucudur, kanıt değil. Utangaç insanlar senden çok hoşlansalar bile göz temasından kaçınabilir; bazıları da heyecanlandığında pek bir şey belli etmez.
İşaretler birbirini tutmadığında
Bazen anlamak zordur. Bir akşam canlı bir yazışma, sonra üç gün sessizlik. Sıcak ve eğlenceli ama hiç buluşma önermiyor. Bunun pek çok sebebi olabilir: yoğun bir hafta, kararsızlık, aynı anda birkaç kişiyle konuşmak ya da romantik bir ilişkiden çok arkadaşlık istemek.
Kimsenin aklını okuyamazsın ama bir iki hafta içinde belli bir düzen fark edebilirsin:
- Genelde ilk kim yazıyor ve plan öneriyor?
- Somut bir şey önerdiğinde kabul ediyor mu, yoksa konuyu mu değiştiriyor?
- Sözleri (“Seninle buluşmayı çok isterim”) yaptıklarıyla örtüşüyor mu?
Sohbetleri başlatan ve plan yapan hep sensen, bu da bir şey anlatır.
En güvenilir işaret: doğrudan sormak
Bütün işaretler bir araya gelse bile, doğrudan ve dostça sorulmuş tek bir soru kadar güvenilir değildir. Bunu büyütmene gerek yok:
- Sohbette: “Seninle konuşmak çok keyifli. Bu hafta bir kahve içmeye ne dersin?”
- Buluşmadan sonra: “Çok güzel vakit geçirdim. Seni yine görmek isterim, sen de ister misin?”
Net bir “evet” harika bir haber. Üst üste iki kez gelen belirsiz bir cevap da bir cevaptır. Doğrudan sormak ısrarcılık değildir; karşındakinin zamanına da kendi zamanın kadar saygı göstermektir.
İlgi karşılıklı değilse
Bu herkesin başına gelir ve senin değerin hakkında hiçbir şey söylemez. Daha fazla mesajla ya da uzun açıklamalarla kimsenin fikrini değiştirmeye çalışma. Kısa ve nazik bir cevap verip yoluna devam etmen yeter: “Dürüst olduğun için teşekkürler. Bol şans!” Kıvılcımı hissetmeyen taraf sensen İlk buluşmadan sonra yazımız kırmadan nasıl hayır diyebileceğini anlatıyor.
İlgi davranışlarda görünür, şifresini çözmeye uğraşman gerekmemeli. Emin değilsen sor.
Buluşmak için anlaştığınızda İlk buluşmada ne konuşulur yazımız sohbetin akıp gitmesine yardımcı olacak.